13 temmuz cumartesi, ikibin13.. saat 22' ye sokulurken, nefesini tutup, el yordamıyla, göğüs kafesinden havalanmış bir güvercinin geri dönüşüne, kaldığın yerden.
Sarı bulutu okşayıp, toprağa sarılarak uyanmamak üzere sürdürdüm seferimi. Ölü bir kız çocuğu için namüsait bir saati yol bildim kendime. Tik taklar vururken namusun gölgelenmiş siperlerine bir fener tuttum sıska yalnızlığıma, tapılası bir hayat buldum, bir gülüntü, sulandırılmış süt ve anne…
... anladım ki kalp sadece kan pompalıyor. ardımı böylesine allak bullak eden içerimden bir organ olmamalı. ...
daha az kanıyor.
2 Ağustos 2010 Pazartesi
"Ben kanıma kırmızı rengi veren kişiyi kaybettim." diyordu bakir elleriyle. Örümcek ağları arasından kalbime düşen yosma tavşanın dişleri göğsümü kanattığında arkasını döndü bana. Öyle bir baktı ki susup kaldı ağzımdaki dil saydığım sabun hevesi. "İçimi yarıp göstermem mi lazım?" derken nelerle sıvazlamıştım sırtını unuttuğumdan belki toprağa devrilip haykırdım. İçi sarsılırken ayan beyan, sarıldığında omzunu ısıtan omurilik soğanının cücüğüne dokundum tekrar rüyasında. Ardından hep böyle kaybettiğimi hatırladım. Hep aynı kayganlığa kapılıp, aynı tiktağın sağanağında, aynı hevesin gözyaşında. Ki anlam taşımazken artık herhangi bir sırılsıklamlık boynumu kırıp susuverdim.
Şimdi ellerimde söndüremediğim saman alevi, saman alevinin dumanında kendini boğan akrebim cebimde; dünyayı seferber edip titreyerek, yalpalayarak ağlayacağım.
Şimdi zamansız bir artezyenin boğukluğundan sol ayağımı sarkıtıp Christy Brown' u anacağım sonsuz kez. "Ben kanıma kırmızı rengi veren kişiyi kaybettim." İnkar etmeyeceğim artık...
17 Haziran 2010 Perşembe
Ben senin ağzında gördüm Adem' in kaburgalarını. Tekerlerlekler üzerine umut bağlamış eflatun yosun geçti sırtından binlerce kez. Gözlerinin toprağa gömülü, aklın avcumun içinde...
14 Haziran 2010 Pazartesi
Sen benimle böyle dilini ısırarak konuşmazdın, unutma bunu!
Asma bahçelerim kirpilerin kanatlarında yeşeriyor şimdi. Kartallarımın morluğunda en sevilmeyen baharatlar uçuşuyor. Muhammed' in yayığında ayran çalkalıyor şeytan. Ferahlasın diye en katrani insan içleri...