13 temmuz cumartesi, ikibin13.. saat 22' ye sokulurken, nefesini tutup, el yordamıyla, göğüs kafesinden havalanmış bir güvercinin geri dönüşüne, kaldığın yerden.
10 Şubat 2011 Perşembe
Ahmed Arif de öldü ve ben belki bu yüzden uykumdan "insanlar ırak" diye uyanıyorum zaman zaman..
9 Şubat 2011 Çarşamba
Her şeyden bir parça toparlayıp atsam evrene denk bir kazana, sırtını sıvazlasam, kaçsam kaçabildiğimce ve ağlasam göz kapaklarım elverdiğince/ her şey bitse. İki timsahın sırtına sekiz minik kalp odacığı..
5 Şubat 2011 Cumartesi
ağzı büyüten kelimelerden sızan bu ağır aksak karanlıkta eskisi gibi yazılamayan, öyle derinden/ iç çekişerek ağlatmayan.. dapdar kirişten ıslak bez sarkıtma çabasını, selin dibinden fışkıran kumunu, günün en anlamsız saatinde ansızın geleni, içinden çekip çıkaramayacağın bütünlük barındıran melodisini, 12 telinden parmaklarına fırlayıp zamanı düzleştireni, takvimi oyanı
gideli de çok olmadan hani, özledim!
2 Şubat 2011 Çarşamba
bir masa, unutulmuşun gizeminde fark edilemeyen ve ben evvel zamanda karşımda dostumla 120 günü aşmışken ağladığım, tek gerçek badem ağacımı- ceviz ağacımı avucumun içine alıp havalandırdım yine. içten gelen bir "iyi misin" le yoğurup kalbimi, karlı günün gecesinde gelen!
e nihayet hoş gelen!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


