22 Aralık 2010 Çarşamba

Masallar,

   güzeldir. Yok olma kaygısı taşımaz.

http://fizy.com/#s/1agvxx

21 Aralık 2010 Salı



www.ufizy.com/EQTRX23EMNk/


       İnsan, ağlar. İçinden atarak bilinmeyenleri seslerini döker metallere. Özler, insansa. Unutur. Günü gelince,
söyleyecekleri tükenmemişken susar. Ölür belki beklenmedikte. Ardına mektuplar, yollar, raslantılar, bakışlar sererek. O elemler yön buldurur insana.

15 Aralık 2010 Çarşamba


  .. belirsizlik.. ardalanan bahanelerden bir atlı karınca yapıp dünyanın derdini omuzlarıma alacağım. o günden addettiğim her şeyin ağzını büzüp savuracağım rüzgara. bir gün seni bulunca ben, ben olacağım.. sana yazdıklarımdan bahsedeceğim, ağlayacaksın. bütün bunlardan neden bahsettiğimi soracaksın bir de. ben de ağlayacağım.

7 Aralık 2010 Salı

sen ki dünyanın en önemli şarkısı!



2 Aralık 2010 Perşembe

Gün Doğarken Bülbül Susar




  .. yattığın yerden ruhunun koptuğunu hissettiğin olduysa bedeninden, üzüntünden, dokunanlardan vs. beni anlarsın.

25 Kasım 2010 Perşembe

Kırmızı kasabalarda, bir torba çamurla avutup kendini
nerede diye sorduğun iç kanamanda, yanlış imlaların kötü imalar doğuracağını bildiğin için benden saydıklarına ve dışladıklarına bir çeltik attın. Bunu sen yaptın, vazgeçilmez!
Sen bir sirk hayvanısın, insansın ama tek hücreli.
Bir başka yaşantın olursa şayet pedal olacaksın.; kendini sürükleyen.
Şimdi
Uzak, ihtimal...

21 Kasım 2010 Pazar


  süreli bir yaşam parçası için fazla yıpratıyorsun kendini.

11 Ekim 2010 Pazartesi

mağduriyet avantaj. kahramanlık avantaj. ortalama yaşam avantaj. sükun avantaj. gümbürtü avantaj.

21 Eylül 2010 Salı



Unutageldiğim..

Sarı bulutu okşayıp, toprağa sarılarak uyanmamak üzere sürdürdüm seferimi. Ölü bir kız çocuğu için namüsait bir saati yol bildim kendime.
   Tik taklar vururken namusun gölgelenmiş siperlerine bir fener tuttum sıska yalnızlığıma, tapılası bir hayat buldum, bir gülüntü, sulandırılmış süt ve anne…

 

29 Ağustos 2010 Pazar

anladım.

... anladım ki kalp sadece kan pompalıyor. ardımı böylesine allak bullak eden içerimden bir organ olmamalı. ... daha az kanıyor.

2 Ağustos 2010 Pazartesi




       "Ben kanıma kırmızı rengi veren kişiyi kaybettim." diyordu bakir elleriyle. Örümcek ağları arasından kalbime düşen yosma tavşanın dişleri göğsümü kanattığında arkasını döndü bana. Öyle bir baktı ki susup kaldı ağzımdaki dil saydığım sabun hevesi. "İçimi yarıp göstermem mi lazım?" derken nelerle sıvazlamıştım sırtını unuttuğumdan belki toprağa devrilip haykırdım. İçi sarsılırken ayan beyan, sarıldığında omzunu ısıtan omurilik soğanının cücüğüne dokundum tekrar rüyasında. Ardından hep böyle kaybettiğimi hatırladım. Hep aynı kayganlığa kapılıp, aynı tiktağın sağanağında, aynı hevesin gözyaşında. Ki anlam taşımazken artık herhangi bir sırılsıklamlık boynumu kırıp susuverdim.
      Şimdi ellerimde söndüremediğim saman alevi, saman alevinin dumanında kendini boğan akrebim cebimde; dünyayı seferber edip titreyerek, yalpalayarak ağlayacağım. 
      Şimdi zamansız bir artezyenin boğukluğundan sol ayağımı sarkıtıp Christy Brown' u anacağım sonsuz kez. "Ben kanıma kırmızı rengi veren kişiyi kaybettim." İnkar etmeyeceğim artık...

17 Haziran 2010 Perşembe


  Ben senin ağzında gördüm Adem' in kaburgalarını. Tekerlerlekler üzerine umut bağlamış eflatun yosun geçti sırtından binlerce kez. Gözlerinin toprağa gömülü, aklın avcumun içinde...

14 Haziran 2010 Pazartesi

Sen benimle böyle dilini ısırarak konuşmazdın, unutma bunu!







Asma bahçelerim kirpilerin kanatlarında yeşeriyor şimdi. Kartallarımın morluğunda en sevilmeyen baharatlar uçuşuyor. Muhammed' in yayığında ayran çalkalıyor şeytan. Ferahlasın diye en katrani insan içleri...

30 Mayıs 2010 Pazar

Dünyanın en kutsal yalnızlığının kucağına,başı buruk oturup ağlamaktan ..

14 Mayıs 2010 Cuma

Bitmedi, bitmeyecek. Yılan kavalına dolansa da,aklın devam etse de kalbini çelmeye, ellerin titremekten arza ulaşsa da.. bitmez..

çalamayacağımız minareye bulamayacağımız kılıf

7 Mayıs 2010 Cuma


www.ufizy.com/qTP9gozYzms/

       Ellerinin tuzu değsin diye Atlantik' e, sıkıca ovuşturdum filikaları. Sol gözünü kıstığı vakit dudaklarında ilk siren... Senin de pelerinin var mı? -Sanmıyorum! Ah adam! Çenen elbette sıkıştırmaz dişlerimi. Henüz onları sürükleyemedim ki kırç bataklığında dipsiz kölelere. Oysa ne kaygandı göğsün teğetken içime. Apaçık bir rezaleti su yüzüne çıkardığımız, saman altından su yürüttüğümüz günün gecesinde ağzın kafeste. Şimdiyse benim ter içinde ellerim.



3 Nisan 2010 Cumartesi

"Oyun biter ve yırtılır kapanırken perde" k. İ