13 temmuz cumartesi, ikibin13.. saat 22' ye sokulurken, nefesini tutup, el yordamıyla, göğüs kafesinden havalanmış bir güvercinin geri dönüşüne, kaldığın yerden.
23 Ağustos 2012 Perşembe
Pencerenin yansıttığı kahverengiden kırmızıya düşen işlemeli bir bahçe kapısıdır. Muhtemelen üzerinde bir kertenkele parçası. Karanlıklar üzerine çalıntı benekler. Dahası bir insanın derisidir bütün kahverengileri kırmızıya düşüren. Parça parça...
17 Ağustos 2012 Cuma
![]() |
| dönüş. |
Akşamüstü depremine benzer şiirlere.
Atlatılmış kaygıların kundağında, sana yalnızca şiirlerde
sevgilim diyorum.
Sen kâğıttan bir sevdasın.
Ve soysam kabuğunu ağaçlardan sincaplar fışkıracak
ruhundan.'
Bir şiirimin sonunu bu kadar düşünmeden alıntılayabileceğimi hiç düşünmezdim. Fakat o kadar ziyan olmuş ki her şey. Artık, 'Neresinden olursa..' diyorum. Asla kederli değilim.
23 Eylül 2011 Cuma
Bir zaman parçasına 'ömür' diyebilmek için yalnızca yalpalıyoruz! Uzak.
28 Temmuz 2011 Perşembe
Beklediğimiz bu şey, bir imkansız olarak avuçlarımızda nasırlaşmış olmalı. İki gametin ötesine taşıp bir kilisenin kapısında sendeleyen basamak olmalı, insandan sebep. Göz kapağının üst çizgisi, şeytan tırnağı, kıl dönmesi gibi kendi içini dışlayan, dışına içine hapseden usulca. Heveslenen bir uykudan aynalar boyu uyanmışçasına ziyan edilen saatler gibi itelemeli birbirini. Zaman! İnanmamalı.
16 Temmuz 2011 Cumartesi
10 Temmuz 2011 Pazar
16 Haziran 2011 Perşembe
Derin yalnızlıklardan, iç üşüten yazlardan, o ana dek hayatımızın "o an"ını beklemekten sıyrılıp olanca karanlıkta parmak uçlarıyla gözlerimizi bulduktan hemen sonra aynı adımlarla, aynı avuç içleriyle, aynı sabırla, aynı umutla -hani tükenmeyen- bekledik. Ardında bütün soluduklarımızı barındırdığımız camlardan birbirimize değemeden sarkıttığımızda kendimizi belden aşağı, yalnızca duyduk.
Oysa bilirdim ki çok sevdik. Şimdi içimdeki bu Ortaçağ dogmasıyla senin yokluğunu düşünmek böylesine yakınken ağlatmıyor! Hoş geldin.
Oysa bilirdim ki çok sevdik. Şimdi içimdeki bu Ortaçağ dogmasıyla senin yokluğunu düşünmek böylesine yakınken ağlatmıyor! Hoş geldin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


