5 Şubat 2011 Cumartesi

  ağzı büyüten kelimelerden sızan bu ağır aksak karanlıkta eskisi gibi yazılamayan, öyle derinden/ iç çekişerek ağlatmayan.. dapdar kirişten ıslak bez sarkıtma çabasını, selin dibinden fışkıran kumunu, günün en anlamsız saatinde ansızın geleni, içinden çekip çıkaramayacağın bütünlük barındıran melodisini, 12 telinden parmaklarına fırlayıp zamanı düzleştireni, takvimi oyanı
  
   gideli de çok olmadan hani, özledim!
www.ufizy.com/I5R0qlT1DBA/


bu bana yetiyor.. diyebildiğim..

2 Şubat 2011 Çarşamba




http://www.ufizy.com/MTEd_Nki5k8/

bir masa, unutulmuşun gizeminde fark edilemeyen ve ben evvel zamanda karşımda dostumla 120 günü aşmışken ağladığım, tek gerçek badem ağacımı- ceviz ağacımı avucumun içine alıp havalandırdım yine. içten gelen bir "iyi misin" le yoğurup kalbimi, karlı günün gecesinde gelen!

     e nihayet hoş gelen!



24 Ocak 2011 Pazartesi


güzel günün yarını, dolaşık saçlardan dolaşık takvimlere. beklerken gelmeyecek günü..
 ama korkma! yarının evveli değil bugün/ ben sana çizgisel zamandan değil, 'güzel güneşli gün'lerden bahsediyorum..

23 Ocak 2011 Pazar



Şehrin ortasındaki erimiş asfalt, denizmiş.. yanılmışım. Ve o arabesk duygu ne erişilmez, ne ürkütücü ne de ölünesi uğruna. Az' ın içindeki Çok' u yansıttığı için avuç içime, yanılmışım..

21 Ocak 2011 Cuma

her şey için en erken zamanda,
  aklıma takılan çengellerin meğer kirpiklerinmiş
bilmiyordum.

yanılırsam eğer yazacağım.

7 Ocak 2011 Cuma

    bugün pulunu yalayıp kapıma bıraktığın 43. mektup/ daha uzakta bir sepette tırnaklanmayı beklerken..



aniden, umulmayanda yağdığın için topraktan göğe, hep unutulan an'larda göz ucuyla bakıp bütününü keşfettiğin yerlerden bana ölümünü karıncaların kutladığı günde Ali' yi hatırlattın. Şiir diyordu ki "sen istesen gitmezsin, sen bunu bana yapmazsın" sen diyordun ki "gitmen gerek" ben diyordum ki "Ali öldü."



   Ali öleli yıldan fazla oldu, acısı hala içimde.