5 Ocak 2013 Cumartesi




özlemin sizi nerenizden, ne zaman kıstıracağını bilmiyorsunuz. aylar sonra ilk kez, sabah sabah tek istediğim Sara' ya 'Dzien Dobry!' demek, donmuş denizin üzerinde yürümeye gitmek, yollarda üşümek, kimseye tam anlamıyla dokunamadığın bir yerde hep kendine dönmek. ilk kez, uykumdan döndürecek kadar. dilin döndüğünce anlatıp anlayabildiğin kısıtlı ve kıymetli olan her şeyi. hiçbir şeyi 'zaman'a bırakmadan. 'zaman' yok olsun, intiharlar düşer. temassızlık değil kırdıran, uyumsuzluk. biz hep katillerin tekliğine inandırıldık, hırsızların ve düzen bozanların da. her baktığımda tüm detayları görebildiğim akşamları.. kimsenin kimseyi kendisine indirgemediği sabırlı zamanları da..


                      'değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez' yazmıştı O. ah bilse..

10 Kasım 2012 Cumartesi

Dünyanın tek derdi vaktinde söylenmeyen sözler olmalı. Fakat, değil...

9 Ekim 2012 Salı

        Sadece farklı yollardan yürüyen insanlar çarpışabilsin diye.. Sadece bu yüzden. Sırtımı hiçbir yere yaslamak istemediğimden, sürekli bir 'hiçbir' yer bulma telaşımı gideremediğimden. Gözlerimi kusurlardan süzülsün diye süresiz kapatmama rağmen aklımla çelişmemden, kendimi azarlayıp vicdanımı yerinden sökmek istememden. Tekrara düşmekten. Sebep bu.


        Hikayelerin de soluklanmaya ihtiyacı var, tükenmeye ihtiyacı var. Bir güvercinin ölümüne şahit olmasaydım, kiremitlere yahut her şey daha farklı olurdu.



Hoşça kalsınlar..

2 Eylül 2012 Pazar

Talk to Her



      Almodovar hayattayken umudumu korumam daha kolay. Neye dair umudum olduğunu bilmiyorum. Umacak hiçbir şeyim yok.. Sadece 'Talk to Her'


     Sadece daha az soru sormak istiyorum. Maria haklı. Bütün mektubu haklı. Ben başlangıçta ve süreçte farklı insanlarım hep.


Yalnız ölümler yaşayacak birçok insanın içindeyim. Hiçbirini yalnız bırakmamak için!



Bir de 'dönmek'

23 Ağustos 2012 Perşembe

Pencerenin yansıttığı kahverengiden kırmızıya düşen işlemeli bir bahçe kapısıdır. Muhtemelen üzerinde bir kertenkele parçası. Karanlıklar üzerine çalıntı benekler. Dahası bir insanın derisidir bütün kahverengileri kırmızıya düşüren. Parça parça...

17 Ağustos 2012 Cuma

dönüş.
'Yer, yüzünü aklamak için sütten sebep ve bir mahalle çöplüğünde
Akşamüstü depremine benzer şiirlere.
Atlatılmış kaygıların kundağında, sana yalnızca şiirlerde sevgilim diyorum.
Sen kâğıttan bir sevdasın.
Ve soysam kabuğunu ağaçlardan sincaplar fışkıracak ruhundan.'



Bir şiirimin sonunu bu kadar düşünmeden alıntılayabileceğimi hiç düşünmezdim. Fakat o kadar ziyan olmuş ki her şey. Artık, 'Neresinden olursa..' diyorum. Asla kederli değilim.

23 Eylül 2011 Cuma

Bir zaman parçasına 'ömür' diyebilmek için yalnızca yalpalıyoruz! Uzak.